Background Image

Türkiye Kanser Enstitüsü

1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Her yıl Ekim ayı, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak anılmaktadır. Bu ayın temel amacı, erken tanının önemini vurgulamak, risk altındaki bireyleri tarama programlarına katılmaya teşvik etmek ve koruyucu sağlık davranışlarını yaygınlaştırmaktır.

Meme kanseri, memedeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen bir hastalıktır. Dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve 670.000 kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Türkiye’de ise 2022 verilerine göre yılda yaklaşık 25.000 yeni vaka görülmektedir. Bu veriler, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu göstermektedir.

Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır. Erken evrede tespit edilen meme kanseri olgularında tedavi başarısı %90’ın üzerindedir. Bu nedenle 40-69 yaş arası kadınların her iki yılda bir mamografi çektirmeleri, kendi kendine meme muayenesi yapmaları ve düzenli klinik kontrollerini ihmal etmemeleri son derece önemlidir. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ile mobil tarama araçlarında bu hizmetler ücretsiz olarak sunulmaktadır.

Meme kanseri riskini azaltmak için yaşam tarzına bütüncül bir yaklaşım benimsemek büyük önem taşır. Düzenli fiziksel aktivite yapmak, haftada en az 150 dakika yürüyüş ya da 75 dakika yoğun egzersizle aktif kalmak önerilir. Sağlıklı bir kiloyu korumak ve obeziteden kaçınmak, hastalık riskini azaltan temel unsurlardandır. Beslenmede sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerin ağırlıklı olduğu bir düzen tercih edilmeli; kırmızı ve işlenmiş et tüketimi mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. Alkol kullanımı kısıtlanmalı, tercihen hiç tüketilmemelidir. Sigara içmekten kaçınmak, genel sağlığın yanı sıra meme kanseri riskini de azaltır. Mümkünse uzun süreli emzirmek, hem anne hem bebek sağlığı açısından koruyucu etkiye sahiptir. Hormon replasman tedavileri yalnızca doktor önerisiyle ve sınırlı sürelerde kullanılmalıdır. Ayrıca, kimyasal ve çevresel toksinlere (özellikle pestisitler ve plastik katkı maddelerine) maruziyetin azaltılması da önemlidir. Tüm bunlara ek olarak, düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmaması erken tanı ve tedavi açısından hayati rol oynar.

Ayrıca meme sağlığını desteklemek için stres yönetimi, yeterli uyku ve duygusal iyi oluşun da önemli olduğu unutulmamalıdır. Kadınların kendi bedenlerini tanımaları, fark ettikleri değişikliklerde vakit kaybetmeden hekime başvurmaları çok önemlidir.

Türkiye Kanser Enstitüsü olarak, Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle tüm kadınları sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmeye, düzenli kontrollerini yaptırmaya ve erken tanının hayat kurtardığını unutmamaya davet ediyoruz.