Background Image

Türkiye Kanser Enstitüsü

Kanser Tedavileri

  • Hasta bireyin kendi bağışıklık hücrelerinin kanserli dokuyu oluşturan hücreleri tanımaya ve yok etmeye programlanmaları (immüno-tedaviler ve t-CAR yaklaşımı).

Kimerik antijen reseptörü taşımaya programlanmış T-hücreleri (CAR T), kanser hastalarından alınan T hücrelerinin, kanser hücrelerini hedeflemelerini sağlayan kimerik bir reseptörü ifade etmek için genetik olarak değiştirildiği yeni bir immünoterapi şeklidir. CAR T-hücreleri, son yıllarda kanser için en heyecan verici ve yenilikçi tedavi biçimlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır.CAR T-hücresi tedavileri, ileri lösemileri ve lenfomaları ortadan kaldırmak ve kanseri uzun yıllar uzak tutmak için geliştirilen önemli bir tedavi seçeneğidir. Solid tümörlerde de başarı yakalamak için araştırmalar devam etmektedir.. Mevcut CAR T-hücresi tedavisinde, ex vivo olarak tümör antijenine özgü bir CAR oluşturmak için hastaların otolog T-hücrelerini kullanılır ve ardından CAR-T hücreleri tekrar hastalara infüze edilir. . Son çalışmalar, CAR genleri ve gen düzenleme araçları yüklü nanotaşıyıcılar tarafından indüklenen in-vivo CAR-T hücreleri, lösemi gerilemesi için oldukça umut verici etkiler göstermiştir (Smith, T., ve diğerleri, 2017).

 

Şekil 1: Car-T Hücre Terapisi

 

  • Kanserli hücreleri dual-spesifik monoklonal antikorlar ile işaretlemek ve bağışıklık hücreleri tarafından tanınmalarını kolaylaştırmak.

Monoklonal antikorlar (mAb), sentetik olarak veya B lenfositleri tarafından üretilen Y-şekilli proteinlerdir ve belirli bir moleküler hedefe bağlanma yeteneğine sahiptir. Uygun hedeflere karşı insanlaştırılmış monoklonal antikorlar (mAb'ler) tasarlanarak preklinik modellerde ve hasta çalışmalarında anti-kanser etkileri elde edilmiştir. mAb'ler en hızlı büyüyen immünoterapi tedavilerinden biridir. Onkolojik hastalıklar için 22'den fazla FDA onaylı mAbs bazlı ilaç vardır. Çalışmalar, mAb'lerin kanser hastalarının genel sağkalımını iyileştirebilen biyofarmasötikler olduğunu göstermiştir (Lu ve diğerleri, 2020).

  • Kansere yönelik mRNA aşılarının geliştirilmesi.

Kanser aşıları, tümör antijenlerine karşı bir bağışıklık tepkisi oluşturmak için tasarlanmıştır. Kanser aşıları HPV etkenli kanserlerde olduğu gibi önleme amaçlı olabilir. Kanser tedavisi olarak aşı geliştirilmesi çalışmaları halen devam etmektedir.  Bazı mRNA aşıları klinik araştırmaların çeşitli aşamalarındadır.  Kanser aşılarının başarısı, kullanılan antijenlerin tipi, tümör mikroçevresi, tümörün bağışıklık yapısı ve farklı aşı formülasyonları dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıdır.

Hastaya özel neoantijen kanser aşılarının geliştirilmesi genellikle aşağıdaki adımlarla gerçekleştirilmektedir:

  1. Somatik mutasyonları (neoantijenler) ve bunların ekspresyon seviyelerini belirlemek için tümör ve normal hücrelerin tüm ekzomu ve RNA dizilimi gerçekleştirilir.

  2. Hastaya özel insan lökosit antijeni (Human Leucocyte Antigen, HLA) alelleri ve potansiyel neoantijenlerin HLA bağlanma afinitesi belirlenir.

  3. En umut verici aday neoantijenler ekspresyon ve HLA bağlanma afinitesine göre filtrelenirek seçilir ve neoantijenlerin immünojenisitesi in vitro olarak doğrulanır.

  4. Bir peptit kompleksi, lipozomal veya RNA dağıtım platformu kullanarak en iyi neoantijenlere sahip bir aşı oluşturulur.

Referanslar:
•    Smith, T., Stephan, S., Moffett, H. et al. In situ programming of leukaemia-specific T cells using synthetic DNA nanocarriers. Nature Nanotech 12, 813–820 (2017). https://doi.org/10.1038/nnano.2017.57
•    Lu, RM., Hwang, YC., Liu, IJ. et al. Development of therapeutic antibodies for the treatment of diseases. J Biomed Sci 27, 1 (2020). https://doi.org/10.1186/s12929-019-0592-z